İzmirin tarihi ve Özellikleri
İzmirin tarihi ve Özellikleri
izmirin Tarihi
İzmir
( Smyrna-Samornia ) M.Ö 3000 yıllarında Lelegler tarafından bugünkü
Bayraklı yakınında bulunan Tepekule mevkiinde kurulmuştur. İzmir
sözcüğü daha ziyade bir Amazon Kraliçesine atfedilmektedir. M.Ö
2000-1200 yılları arasında yaşamış olan Hitit Krallığı'nın tesiri
altında kalan İzmir Hitit Devleti'nin M.Ö 1200 yılında Frig akınlarıyla
yıkılması sonucu M.Ö XI. Yüzyılda Yunanistan'dan Batı Anadolu
kıyılarına göç eden Aiollar daha sonra da İonlar tarafından işgal
edilmiştir.
İzmir en parlak dönemini İonlar zamanında
yaşamıştır. M.Ö 600 yılında Lidya Kralı Alyattase tarafından işgal
edilen İzmir M.Ö 546 yılında Persler'in M.Ö 334 yılından sonra da Büyük
İskender ve kumandanlarının idaresi altına girmiştir. M.Ö 302'de
Trakya'dan gelerek Büyük İskender'in kumandalarından Antigones'i yenen
Lizimaktos'un daha sonra da Seleıkoslar'ın hakimiyetine giren İzmir
kısa bir müddet de Bergama Krallığı idaresinde kalmış
M.Ö 133
yılında kesin olarak Romalılar'ın eline geçmiştir M.Ö 88 yılında Pontus
Kralı Mihridades ele geçirmiştir. Roma İmparatorluğu'nun ikiye
ayrılması ile Bizanslılar'ın bir eyalet merkezi olan İzmir M.S 440
yıllarında Hun Hükümdarı Atilla'nın istilasına uğramıştır. M.S 695
yılından itibaren iki defa Araplar'ın akınına maruz kalmış sonra yine
Bizanslılar'ın eline geçmiştir. 1081 yılında İzmir şehri Selcuklular
tarafından fethedilmiştir. 1097 yılında Haçlılar'ın Anadolu'da
ilerlemesinden istifade eden Bizanslılar İzmir de dahil olmak üzere
Ege'de Türkler'in elinde bulunan tüm yerleri işgal ettiler.
1320
yılında Aydınoğulları Beyliği'nin hükümdarı Mehmet Bey tarafından geri
alınıp oğlu Umur Bey'e verilen İzmir'in Liman Kalesi Haçlı
kuvvetlerince 28 Ekim 1334'de tekrar işgal edildi. 1402 yılına kadar
Türkler Kadifekale'ye Haçlılar da Liman Kalesi'ne hakim kaldılar. Liman
Kalesi 1402 yılında Timur tarafından zapt ve tahrip edilerek
Aydınoğulları Beyliği'ne iade edildi. Bundan sonra İzmir tarihinde 1426
yılına kadar Aydınoğlu Cüneyt Bey rol oynamıştır.
1426 yılından
itibaren Osmanlı Devleti idaresine giren İzmir 500 yıla yakın bir süre
Osmanlı idaresinde kalmıştır. Osmanlı İmparatorluğu 'nun yükselme
devrinde çevresinin merkezi olma özelliğini daima koruyarak ekonomik ve
sosyal hayatın lokomotifi olmuştur.
15 Mayıs 1919'da Yunanlılar
tarafından işgal edilen İzmir üç yıldan fazla işgal altında kaldıktan
sonra Ulusal Kurtuluş Savaşı'yla 9 Eylül 1922'de Yunan işgalinden
kurtarılmış Cumhuriyetin ilanından sonra da İl statüsüne
kavuşturulmuştur.
iklim
izmir'in coğrafi konumu nedeniyle il
sınırları içinde hemen her tarafta benzer iklim özellikleri
görülür.İzmir'de genel olarak Akdeniz ikliminin Kıyı Ege alt tipi
görülür. Yani yazları Akdeniz kıyı şeridiyle aynı sıcaklıkta ve kurak
kışları ılık ve Batı Akdeniz'den daha az yağışlıdır.
Sıcaklık
ortalaması yüksek olan ilimiz de ortalama sıcaklığın en yüksek olduğu
temmuz ayının uzun yıllar değeri 27.6 derece en düşük ortalama değer
ocak ayında ocak ayında 8.6 derecedir.
izmir'in 60 yıllık yağış
bilgilerine göre ortalama yıllık toplam yağış miktarı 69l mm.dir.
Toplam yağışın miktarı yıldan yıla değişmektedir. İzmir en fazla yağışı
Aralık (uzun yıllar ortalaması 154.3 mm.) ve Ocak (uzun yıllar
ortalaması 132.6 mm.) aylarında almaktadır. En kurak aylar uzun yıllar
ortalaması 2 mm. civarında olan temmuz ve ağustos aylarıdır.
İzmir
ilinde kar yağışı en ender görülen yağış türüdür. Ancak ili çevreleyen
dağlarda kış aylarında kar örtüsü gözlemlenir. İzmir'de her mevsimde
görülen nem hava sıcaklığının yazın bunaltıcı kışın dondurucu
hissedilmesine neden olur. İzmir'de rüzgarın en çok estiği yönler mayıs
ve ekim ayları arasında batılı kasım ile nisan ayları arasında da
güneydoğuludur.
________________________________________
Dağlar Ovalar
İzmir
İlinin kuzeyinde 1250 metreyi aşan Madra Dağları bulunur. Bu dağların
güneyinde Bakırçay Ovası ve ovanın güneyinde Yurt Dağları yer alır.
Bunlar doğudaki Sultan Dağları ve güneyindeki Dumanlı Dağları ile
birleşirler. Dumanlı Dağının güneyinde içinden Gediz Nehrinin geçtiği
Gediz Ovası güneyinde Yamanlar ve Manisa Dağları bulunur. Yamanlar
Dağının üzerinde Karagöl ismi verilen bir krater gölü vardır.
Yamanlar
ve Manisa Dağlarının güneyinde bir çöküntü alanı bulunmaktadır. Bu
çöküntü çukurunun batı kısmı su ile kaplanmış ve İzmir Körfezinin
oluşmasını sağlamıştır. Körfezin doğusunda Bornova Ovası onun doğusunda
da Kemalpaşa Ovası bulunur. Bu iki ova arasında yüksekliği 250 m. ye
kadar varan Kahvecibeli (Belkahve) yer alır. Ayrıca Körfezin doğusunda
Kemalpaşa Dağları bulunmaktadır.
İzmir Körfezi ve Kemalpaşa
Ovasının doğu-batı doğrultusunda Sarıgöl'den Çeşme'ye kadar Bozdağ
uzanmaktadır. Bozdağ'ların devamı İzmir Şehrinin batısında Çatalkaya
(Kızıldağ) diye anılır. Bozdağ'ların güneyinde Küçük Menderes Ovası yer
alır. Karaburun yarımadasında kuzeyden güneye doğru uzanan dağlar
vardır.İzmir İlinin güney sınırı üzerinde Aydın Sıra Dağları uzanır.
________________________________________
Göller
İzmir
İli içinde büyük bir göle rastlanmaz. Var olanların en önemlileri
arasında Gölcük Belvi Göl Çakalboğazı Gölleri ve Karagölü sayabiliriz.
Gölcük
Ödemişin kuzeyinde yer alır. Gölcük'ün oluşmasında alüvyonların
birikintilerinin de rolü olmuştur. Küçük bir dere ile Gediz nehrine
ulaşan gölün suyu tatlıdır.
Belevi Gölü Torbalı ile Selçuk arasında Küçük Menderesin sol tarafında bulunan sığ bir göldür.
Çakalboğazı gölleri Küçük Menderesin Selçuk'tan 5-6 Km. ilerilere kadar doldurduğu körfezde oluşmuş ovanın kuzeyindedir.
Karagöl
Yamanlar Dağı üzerinde küçük güzel görünümlü bir krater gölüdür.
Çevresi çam ağaçları ile kaplı olduğu için yaz aylarında dinlenme yeri
olarak kullanılmaktadır.
________________________________________
Akarsular
İzmir
İli içinde Ege Bölgesinin önemli akarsularından olan Gediz Nehrinin
aşağı çığırı ile Küçük Menderes Nehri bulunur. Diğerleri sel karakterli
akar sulardır.
Murat Dağından doğan Gediz Nehri Menemen Boğazından geçerek Foça'nın güneyinden denize dökülür.
İlin
ikinci akarsuyu olan Küçük Menderes Bozdağlardan doğar kendi ismi ile
anılan bu ovayı sulayarak Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür.
Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak
ilerlemiş olması neticesinde İlk çağların en önemli liman şehirlerinden
biri olan Efes bu gün denizden 5-6 Km. içeride kalmıştır.
Bakırçay
Davullu Dağlarından doğar. Önce güneye sonra batıya doğru akar. Soma
ovasının kuzeyinden geçip İzmir İli içine girer. Kendi adı ile anılan
ovadan akarak Dikili'nin güneyinden denize ulaşır.
Gediz'in en
önemli kolu olan Kemalpaşa ÇayıYamanlar Dağından çıkar önce doğuya akar
Manisa Dağının doğu eteklerinden bir yay çizerek Gediz'e ulaşır.
Melez
Çayı Seydiköy yakınlarında doğar İzmir şehrine ulaştığı yerde Şirinyer
Deresi adı ile anılır Mersinli yakınlarında İzmir Körfezine dökülür.
________________________________________
Bitki Örtüsü
Bitki
örtüsü Akdeniz İkliminin etkisi altında olup Akdeniz bitkilerinden her
türü il'de yer almaktadır. Yüzyıllar boyu aşırı otlatma yangın ve tarla
açma nedenlerinden dolayı ormanların ortadan kalktığı yerde maki
florası kendini gösterir. Bu floraya ardıç yabani zeytin çitlenbik
sakız ve katır tırnağı gibi kuraklığa dayanıklı ağaçlar girer. Makiler
denizden 600 m. yüksekliğe kadar çıkmaktadır.
Dağlık bölgelerin
büyük bir kısmı ormanlıktır. Ormanlar İl içerisinde 490.692 hektarlık
bir alanı kaplar. Denizden 600 m. kadar yükseklikte kızıl çam daha
yukarılarda kara çam ormanları vardır. Dere yataklarında çınar kestane
söğüt kavak kara Ağaç ve kızılcık gibi yayvan yapraklı ağaçlar bulunur.
Palamut meşesi de İl Ormanlarının belirgin ağaçlarından biridir. Kültür
bitkilerinden biri olan zeytinlik ve üzüm bağı geniş bir alanı
kapsamaktadır.
________________________________________
Jeolojik Durum
İzmir
İlinin bulunduğu yer Dördüncü zaman başlarında "Egeid" ismi verilen bir
kara parçası ile kaplı idi. Ege Bölgesi ve İzmir İlinin bulunduğu alan
deniz seviyesinde hafif dalgalı (Penoplen) düzlükler halinde idi. Bu
zamanda Doğu Anadolu'nun Yunanistan'a kadar olan bölgesi kuzey ve
güneyden Alp kıvrımlarının etkisi ile sıklaştırılmaya başlandı.
Şiddetli
basınçlarla bazı yerlerörneğin; Anadolu Yarımadası yükselirken Ege
Denizinin bulunduğu Egeid Kıtası alçalmaya ve çökmeye başladı. Bu Kıta
parçasının üzeri Akdeniz'in suları ile kaplanmıştır. Çökme sonucu Batı
Anadolu Bölgesinde doğu-batı doğrultusunda kırılmalar olmuştur. Sürekli
şekilde sıkıştırılan bu bölgede kırıklar arasında kalan bazı yerler
yükselerek dağları (Horst) bazı yerlerde alçalarak ovaları (Graben)
oluşturdu. Ovalar karaların içine doğru sokulmuş körfezlerde son
buluyordu. Bazı körfezlere dökülen akarsular zamanla körfezi
doldururlar. Ege Bölgesi ve İzmir İlinin daha doğrusu Batı Anadolu'nun
oluşumu henüz son bulmamıştır. Olaylar aynı şekilde süregelmekte yer
kabuğunun henüz yerleşmediği sık sık olan depremlerden ve onların
yarattığı sonuçlardan anlaşılmaktadır. Yalnız volkanik faaliyetlere
rastlanılmamaktadır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!
0 yorum yazılmıştır